6–16 yaş arası obez çocukların ve ergenlerin giysilerde tercih ettiği özellikler

Bu araştırmanın amacı, 6–16 yaş arası obez çocukların ve ergenlerin giysilerde tercih ettiği özellikleri belirlemektir. Araştırma kapsamında, Gazi Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji bölümünde kayıtlı hastalar arasından 6–16 yaş aralığındaki 52 çocuğa anket uygulanmıştır. Anket uygulaması sonucu elde edilen veriler cinsiyet ve yaş değişkeni dikkate alınarak değişkenler arasındaki istatistiksel ilişkinin analizi için χ² ve Fisher Exact testi yapılmıştır. Bulgulara göre, 6–16 yaş arasındaki obez çocukların ve gençlerin alışverişlerinde en çok giysinin beden ölçülerine uygun olmasına, hareketlerini engellememesine önem verdikleri, giysi türü olarak pantolonu, renklerden maviyi, elastik kumaş türünü tercih ettikleri belirlenmiştir. Pantolonlarda tercih edilen özellikler açısından bakıldığında kızlarda kot, erkeklerde cepli modeller öne çıkmıştır. Gömleklerde beden bölgesinin bol olması tercih edilmiştir. Bu araştırmanın sonuçları obez çocuklar ve gençler, giyim sektörü ve özellikle aileler için önemlidir.

Obezite vücutta aşırı yağ depolanması ile ortaya çıkan, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilen bir enerji metabolizması bozukluğudur. Gelişiminde genetik, çevresel, sosyal, kültürel, fizyolojik, psikolojik ve davranışsal faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Obezitenin değerlendirilmesinde ise çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Vücut kitle indeksi (VKİ), obezite tanısında en çok kullanılan yöntemlerden birisidir. VKI: Antropometrik ölçümlerden, vücut ağırlığının boyun metre cinsinden karesine oranlanması (ağırlık/boy2 , kg/m2 ) formülüdür.

Aşırı kilo ve obezite son yıllarda toplumların yaygın bir sağlık sorunudur. Sanayileşmiş ülkelerde daha yaygın olmakla birlikte, daha çok gelir seviyesi düşük kesimlerde görülür. Gelişmekte olan ülkelerde ise orta ve yüksek gelir düzeyli bölgelerde daha sık rastlanmaktadır. Özellikle son yıllarda çocuklarda görülen aşırı kilo ve obezite toplumların gelecek açısından sağlıksız nesillere sahip olmasına neden olacaktır.

Çocukluk çağındaki şişmanlık ile yetişkin dönemdeki şişmanlık arasındaki bağlantı, çocukluktaki aşırı ağırlık ve şişmanlığı daha önemli hale getirmiştir (Uğuz ve Bodur, 2007: 1, 2). Yapılan araştırmalar yetişkin obezlerde şişmanlığın 1/3 oranında çocukluk veya adölesan dönemde başladığını ortaya çıkarmıştır. Çocuklukta obezite üç dönemde daha fazla görülmektedir. Yaşamın ilk yılında, 6 yaş döneminde ve adölesan dönemde kilo alma eğilimi artış göstermektedir. Özellikle 4–11 yaşları arası çocukluk çağlarında aşırı kilo başlamakta ergenlik döneminde artmaktadır.  İlkokul çağında ve adölesan dönemlerinde kızlarda erkeklere kıyasla daha yüksek oranda şişmanlık olgusuna rastlanmaktadır.

Birey, çocukluğundan yaşlılığına kadar gelişen yaşam çizgisi üzerinde birbirinden farklı gelişim dönemlerinden geçer ve bu dönemler içerisinde birbiriyle aynı olmayan fizyolojik ve psikolojik bazı özellikler gösterir. Bireylere ait vücut ölçülerinin değişik faktörlerin etkisi altında şekillendiği bilinmektedir. Irksal ve genetik faktörlerin yanında, sosyoekonomik koşulların, kültürel ve çevresel faktörlerin vücut gelişimi üzerine etkileri vardır.

Çocukların doğumdan itibaren anatomik ve fizyolojik gelişim düzeylerinde oluşan boy, kilo, yapısal genişlik gibi anatomik farklılıkları giysi seçimini büyük oranda etkilemektedir. 8–10 yas dönemindeki çocuklar, gelişim dönemlerinden son çocukluk dönemi içinde yer almaktadır. Fiziksel gelişim açısından bu dönemde kızlar ve erkekler arasında büyüme kalıpları yönünden fazla bir fark bulunmamakla birlikte boy, ağırlık ve beden yapısındaki yavaş değişme, bu dönemde çocuğa bedenini daha iyi tanıma ve kullanma imkânı sağlar. Özellikle 11–16 yaşları arasındaki yansıtma evresi, ergenlik çağındaki çocukların, markaları ve fiyatlandırma gibi kavramları anladıkları ve alışveriş deneyimlerinin daha çok geliştiği dönemdir. Bu nedenle ergenlerin kendi kimliklerine biçim verme ve grup beklentilerine uyma ihtiyacıyla, diğer insanların bakış açıları ile ilgili farkındalık düzeyleri artmıştır. Aşırı kilolu vücut yapısına sahip çocuk ve ergenlerin ise hareketleri kısıtlanmakta, kendilerine güvenleri azalmaktadır. Toplumda kendine yer edinmeye ve çevresine güzel görünmeye çalışan obez çocuk ve gençlerde psikolojik destek olarak giyim önemli bir etkendir. Kendini görsel olarak güzel ve güçlü hisseden çocuk ve ergenler, çevresiyle daha kolay iletişim kurabilir. Giyim, obez çocuk ve ergenlerin kendi bedenlerinden memnun olma düzeylerini arttırmaya yardımcı olmaktadır. Çocuklarda giyim fiziksel yapıya, yaşam tarzı ve koşullarına, toplumdaki yerine bağlı olarak etkilenmektedir. İnsan toplumun bir bireyi olarak kendini topluma kabul ettirmek ve beğendirmek durumundadır.

Giysi satın alma davranışı, kişilerin ihtiyaçlarını karşılamanın yanında çoğunlukla toplumda statü kazanmak, farklı olmak, bir kimlik sahibi olmak, modayı takip etmek gibi faktörler tarafından yönlendirilmektedir. Günümüzde bireylerin günlük yaşamlarında dış etkilerden uzak, rahat durumları tercih etmeleri giysilerden beklentilerini de değiştirmiştir. Önceleri giysi tercihlerinde estetik unsurlar, renk, kumaş deseni, model ve moda ön planda iken günümüzde giysinin fonksiyonelliği, vücuda uyumu, hareket serbestliği vermesi daha çok önem kazanmıştır. Buna bağlı olarak giysinin istenilen kalitede olması bireyin antropometrik yapısına uyumu ve giysi ölçülerinde beden yapısını yansıtan bazı standartların belirlenmesi gerekmektedir.

Ülkemizde yapılan çalışmalar daha çok obezitenin fizyolojik yönüne odaklanmakta ve obezitenin psikolojik etkileri göz ardı edilmektedir. Oysa fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik yönleriyle bireyi bir bütün olarak ele almak gerekir. Fizyolojik hastalık ya da bozuklukların gerisinde yatan veya bunlara eşlik eden psikolojik sorunların bilinmesi ve bütüncül bakış açısı ile obezitenin tanınması oldukça önemlidir.

Araştırmanın Amacı

Toplumlarda sorun haline gelen obezitenin gün geçtikçe arttığı günümüz şartlarında, sağlıklı nesillere sahip olmak için obez çocuklara ve gençlere fizyolojik ve psikolojik desteğin sağlanması gereklidir. Giyim, psikolojik açıdan bireyin bedeninden memnun olmasına, özgüven kazanmasına, statü sahibi olmasına, akranları arasına kabul görmesine yardımcı olan bir araçtır. Bu nedenle obez çocuk ve ergenlerin giysi tercihlerinin incelenmesi gerekmektedir. Araştırma, 6–16 yaş arası obez çocuk ve gençlerin giysi alışverişlerinde tercih ettiği model, renk, form, kumaş türü ve özelliklerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Giysi çeşidi ve model özellikleri açısından kilonun giysi tercihlerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Kendi bedenlerine ve zevklerine uygun giysi bulmakta zorlanan obez çocukların ve gençlerin ihtiyaçlarını ortaya çıkarabilmek, psikolojik destek sağlamak amacıyla giyim konusunda aileleri yönlendirebilmek ve sektörde ilgili kişilere ışık tutabilmek açısından gerçekleştirilen araştırma önem taşımaktadır.

Yöntem

Araştırmanın materyalini, Ankara sınırları içindeki 6–16 yaş arasındaki obez çocuklardan anket yardımı ile elde edilen veriler ve ilgili kaynaklar oluşturmaktadır.

Çocukluk çağı obezitesinde okulun önemli rolünün bulunması,  özellikle 1 ile 6 yaşlarında ve ergenlik döneminde obezitenin oldukça sık görülmesi, adolesan dönemde yağ hücrelerinin sayısında belirgin artış olması ve vücuttaki yağ hücre sayısının belirlenmesinde kritik yaşlar olması nedeniyle, yapılan araştırmalar da dikkate alınarak araştırmaya çocuk ve ergen dönemlerini kapsayan 6–16 yaş grupları dahil edilmiştir.

Araştırmada 6–16 yaş çocukların giysi satın alma kararlarının belirlenmesi amaçladığından betimsel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Gazi Üniversitesi Hastanesi Endokrinoloji Bölümüne kayıtlı 6–16 yaş arası hastalar, örneklemini ise hastalardan soruları cevaplamaya gönüllü olan toplam 52 obez çocuk ve ergen oluşturmaktadır. Araştırmada küme örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Elemanların dağınık ve birbirinden uzak gruplar şeklinde olduğu durumlarda küme örnekleme yöntemi kullanılması tercih edilir. Öncelikle hasta kayıtları yaş ve cinsiyet gruplarına ayrılarak ulaşılabilecek hasta adresleri seçilmiştir. 6–16 yaş arasında yer alan tüm obez çocuk ve ergen aileleri ile telefonla görüşülerek uygulamaya gönüllü olanları belirlenmiştir. Kayıtlı hastaların bir çoğunun yurt dışı adresli olmaları, kendilerine ulaşılamaması, yaş sınırlarının dışında kalmaları veya görüşmeyi kabul etmemeleri nedeniyle örneklem grubuna dahil edilememiştir. Oldukça zor ulaşılan örneklem grubunda ise cinsiyet açısından eşitliğin olmasına önem verilmişti.

Araştırma için gerekli verileri toplamak amacıyla, 6–16 yaş arası obez çocukları tanımaya ve giysilerde tercih ettikleri özellikleri belirlemeye yönelik soruların yer aldığı anket formu yapılandırılmıştır. Geliştirilen anket formu 19 sorudan oluşmaktadır. Soruların 1’i likert, 17’si kapalı uçlu, 3’ü açık uçlu olarak hazırlanmıştır. Kapalı uçlu sorular çoktan seçmeli şeklindedir. Anket kapsamındaki soruların 4’ü demografik özelliklerle (yaş, cinsiyet, kilo, boy) ilgilidir. Anketteki sorular giysi türlerinden kız ve erkek için ortak kullanıma sahip pantolon ve gömlek ile sınırlandırılmıştır. Giysi alımlarına ilişkin tercihler likert tipi sorulardır. Çoktan seçmeli sorular ise model, renk, kumaş ve giysi türü tercihlerinden oluşmaktadır. Hazırlanan anket 26 kız 26 erkek olmak üzere toplam 52 obez çocuğa uygulanmıştır. Anketler görüşmeyi kabul eden ulaşılabilir hastalara karşılıklı uygulanırken ulaşım güçlüğü olan hastalara posta ya da mail yolu ile uygulanmıştır. 6–10 yaş arası çocukların anketleri velileri tarafından yanıtlanırken, 11–16 yaş çocuklar anketleri kendileri cevaplamıştır. Obez çocuklara ulaşma konusunda sınırlı kaynak olduğu gibi, katılımcıların bu konu üzerindeki psikolojik hassasiyetleri anket uygulamasını oldukça zorlaştırmıştır. Aile ve ergenlerin kilo ya da estetik konularında konuşmak istemedikleri görülmüştür. Bu nedenle örneklem sayısı arttırılamamıştır.

Araştırma sürecinde veri toplama işlemi tamamlandıktan sonra ankete verilen cevaplar kontrol edilmiş, eksik ya da hatalı anketler ayrılmış ve doğru olan anketler üzerinde istatistiksel analizler yapılmak üzere veriler SPSS paket programına aktarılmıştır.  Ayrıca 6–16 yaş arası obez çocukların cinsiyet ve yaş değişkeni ile giysi tercihleri ve giysi satın almada dikkat ettikleri özellikler arasında da istatistiksel ilişkinin ölçümü için χ² ilişki analizi kullanılmıştır. Yapılan χ² testi sonucu elde edilen istatistiksel ilişkiler ilgili yerlerde belirtilmiştir.

Araştırmaya dahil edilen 6–16 yaş arası obez çocuklar, 6–11 ve 12–16 yaş arası olmak üzere iki grupta istatistiksel açıdan değerlendirmeye alınmıştır. Gruplandırmada ki esas 6–11 yaş arasının çocukluk, 12–16 yaş arasının ergenlik dönemini kapsamasıdır.

Araştırmada örneklem sayısının az olması gözelerdeki beklenen cevapların beş veya daha fazla kişiden az olmasına neden olmuştur. Örneklemin özel bir grubu kapsaması ve psikolojik olarak bu durumdan rahatsız olmaları sonucu cevaplayıcı sayısı uğraşlara rağmen arttırılamamıştır. Bu nedenle verilerde ilk olarak hücreler birleştirilmiştir. Gözlerdeki sayının 5 veya daha fazla olması sağlanamadığından ilgili yerlerde Fisher Exact Test kullanılması uygun bulunmuştur.

Bulgular Bu bölümde, 6–16 yaşlar arasındaki obez çocukların giysi satın alma davranışlarına etki eden faktörleri ve giysi tercihlerini belirlemek amacıyla yapılan araştırmada anket yardımıyla elde edilen veriler, cinsiyet değişkenine göre verilmiştir.

Araştırmada 6–16 yaş arası obez çocuk ve gençlerin yaş dağılımları incelendiğinde; 6–11 yaş arası olarak belirlenen ilk gruptaki çocukların %9,6’sı (5) 6 yaşında, %7,7’si (4) 7. yaşında, %7,7’si (4) 8 yaşında, %9,6’sı (5) 9 yaşında, %7,7’si (4) 10 yaşında, %11,5’i (6) 11 yaşında, 12–16 yaş aralığı olarak belirlenen ikinci grupta yer alan gençlerin ise %9,6’sı (5) 12 yaşında, %7,7’si (4) 13 yaşında, %9,6’sı (5) 14 yaşında, %7,7’si (4) 15 yaşında, %11,5’i (6) 16 yaşındadır. Buna göre yaş grubu sınıflamalarında homojen bir dağılımın olduğu görülmektedir.

Araştırmaya dahil edilen örneklem grubunun boy dağılımında minimum boy 110 cm, maksimum boy 181 cm, ortalama boy 148 cm ve standart sapma 17.876’dır. Kilo dağılımında, minimum kilo 29 kg, maksimum kilo 103 kg, ortalama kilo 65 kg., standart sapma ise 20.063’ dür.

Katılımcıların %94.2’sinin giysilerini satın aldığı, %5.8’inin bazen satın alıp bazen diktirdiği belirlenmiştir. Obez çocukların ve ergenlerin %90.4’ü kendi bedenlerine uygun kıyafet bulamadıklarını, %84.6’sı giysi alımlarında isteklerine uygun kıyafet bulamadıklarını belirtmişlerdir.

6–16 yaş arası obez çocuklarda cinsiyete göre giysi satın alırken etkili olan özelliklere ilişkin bulguların yer aldığı Toplamda en fazla yığılmayla kız ve erkeklerin %84.6’sı giysinin beden ölçülerine uygunluğunu önemli bulurken, kızların %80.8’i giysinin vücuduna yakışmasını, %57.7’si giysinin model özelliğinin olmasını, %92.3’ü giysinin hareketlerini engellememesini, %65.4’ü giysi modelinin kullanışlı olmasını, %50’si giysinin kaliteli olmasını önemli, giysinin fiyatını %65.4’ü, modaya uygunluğunu %50’si kısmen önemli olarak belirtmişlerdir. Erkeklerin %53.8’inin giysinin vücuduna yakışmasını %84.6’sının giysinin hareketlerini engellememesini ve giysi modelinin kullanışlı olmasını, %65.4’ünün giysinin kaliteli olmasını önemli bulduğu, %53.8’inin giysinin model özelliğinin olmasını, fiyatını ve kumaş çeşidini, %65.4’ünün giysinin rengini kısmen önemi olarak belirttikleri görülmüştür. Buna göre, giysinin beden ölçülerine uygunluğu ve hareketlerini kısıtlamaması her iki cinsiyet açısından da çocuklarda giysi satın alma davranışlarını önemli derecede etkilediği söylenebilir. Giysinin vücuda yakışmasının kızlar için daha fazla öneme sahip olduğu belirlenmiştir.

Yapılan χ² analizi sonucunda, 6–16 yaş arasında yer alan obez çocuk ve gençlerin cinsiyet değişkeni ile giysi satın almada etkili olan unsurlar arasından, giysinin model özelliği olması (P=0.050) seçeneğinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

6–16 yaş arası obez çocuklarda yaş gruplarının giysi satın alırken etkili olan özelliklere ilişkin bulgular incelendiğinde, toplamda en fazla yığılmayla 6–11 yaş arasındaki çocukların %89.3’ü giysinin beden ölçülerine uygunluğunu, %75’i giysinin vücuduna yakışmasını, %50’si giysinin model özelliğinin olmasını, %92.9’u giysinin hareketlerini engellememesini, %75’i giysi modelinin kullanışlı olmasını, %64.3’ü giysinin kaliteli olmasını önemli, giysinin fiyatını %64.3’ü, kumaş çeşidini %50’si, rengini %57.1’i kısmen önemli olarak belirtmişlerdir. 12–16 yaş arasındaki gençlerin ise %79.2’si giysinin beden ölçülerine uygunluğunun, %58.3’ü vücuduna yakışmasının, %83.3’ü giysinin hareketlerini engellememesinin %75’i modelin kullanışlı olmasının, %50’si kaliteli olmasının önemli bulduğu, giysinin model özelliğinin olmasını (%54.2), fiyatını (%54.2), rengini (%54.2), modaya uygun olmasını (%54.2), kısmen önemi olarak belirttikleri görülmüştür. Buna göre giysinin beden ölçülerine uygunluğunun, hareketlerini kısıtlamamasının ve modelin kullanışlı olmasının her iki yaş grubu açısından da çocuklarda giysi satın alma davranışlarını önemli derecede etkilediği söylenebilir.

Yaşa göre yapılan χ² analizi sonucunda ise, 6–16 yaş arasında yer alan obez çocuklarda giysi satın almada etkili olan unsurlar ile ilgili seçenekler arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

6–16 yaş arası obez çocukların cinsiyete göre giysilerde tercih ettiği özelliklere ilişkin bulguları incelendiğinde, toplamda en fazla yığılmayla kızların giysi çeşidi olarak pantolonu (%57.7), renklerden beyaz (%34.6), mavi (%34.6) ve pembeyi (%34.6), elastik kumaş türünü (%53.8), düz kumaş yüzeyini (%61.5) tercih ettikleri, kumaşların en fazla elastik olmasına (%38.5) önem verdikleri görülmüştür. Erkekler ise giysi çeşidi olarak pantolonu (%42.3) ve Tshirt’ü (%42.3), renklerden maviyi (%53.8), elastik kumaş türünü (%65.4), düz kumaş yüzeyini (%61.5) tercih ettiklerini ve kumaşların en fazla hava geçirebilen nitelikte olmalarına (%42.3) önem verdiklerini belirtmişlerdir.

Pantolon çocuk ve ergenlerin okulda ve okul dışı zamanlarda hareket serbestisi sağlaması ve kullanım rahatlığı nedeniyle sıkça tercih edilen giysi türüdür.

Her insanda farklı duygular uyandıran, genellikle formlarla ve şekillerle hatırlanan renklerin birçok psikolojik etkileri bulunduğu bilinmektedir. Renkler insanların deneyimlerini, duygularını, kariyerlerini ve daha başka pek çok bilgiyi yazısız ve konuşmasız bir iletişim şekliyle ifade ederler. İnsan renklere psikolojik tepkiler verir. Sıcak renkler aktif olmayı sağlarken soğuk renkler pasifliği tetikler.

Yapılan χ² analizi sonucunda, 6–16 yaş arasında yer alan obez çocuk ve gençlerin cinsiyet değişkeni ile giysilerde tercih edilen özellikler arasından en fazla tercih edilen renklerden pembe (P=0.005) ve turuncu (P=0.011) seçeneklerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

6–16 yaş arası obez çocuklarda yaş gruplarının giysilerde tercih ettiği özelliklere ilişkin bulgular incelendiğinde, toplamda en fazla yığılmayla 6–11 yaş arasındaki çocukların giysi çeşidi olarak Tshirt (%42.9) ve pantolonu (%42.9), renklerden mavi (%39.3) ve beyazı (%35.7), elastik kumaş türünü (%60.7), düz (%53.6) ve desenli (%50) kumaş yüzeyini tercih ettikleri, kumaşların en fazla hava geçirebilen nitelikte (%46.4) olmasına önem verdikleri görülmüştür. 6–12 yaş arası gençler ise giysi çeşidi olarak pantolonu (%58.3), renklerden maviyi (%50), elastik kumaş türünü (%58.3), düz kumaş yüzeyini (%70.8) tercih ettiklerini ve kumaşların en fazla elastik olmasına (%45.8) önem verdiklerini belirtmişlerdir.

Yaşa göre yapılan χ² analizi sonucunda ise, giysilerde tercih edilen özelliklerden pembe renk (P=0.014) seçeneğinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür.

6–16 yaş arası obez çocukların cinsiyete göre pantolonlarda tercih ettiği özelliklere ilişkin bulguları incelendiğinde, toplamda en fazla yığılmayla kızların pantolonlarda belinin lastikli (%34.6) ve yüksek olmasını, model özelliği olarak kot (%61.5) ve bol olmasını (%34.6) tercih ettikleri görülmüştür. Erkekler ise pantolon belini kemerli (%50), model özelliği olarak cepli (%65.4) ve bol olmasını (%69.2) tercih ettiklerini belirtmişlerdir.

Yapılan χ² analizi sonucunda, 6–16 yaş arasında yer alan obez çocuk ve gençlerin cinsiyet değişkeni ile pantolonlarda tercih ettikleri özellikler arasından belinin kemerli olması (P=0.044), cepli olması, (P=0.027) ve bol olması (P=0.012) seçeneklerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

6–16 yaş arası obez çocuklarda yaş gruplarının pantolonlarda tercih ettiği özelliklere ilişkin bulgular incelendiğinde, toplamda en fazla yığılmayla 6–11 yaş arası obez çocukların pantolonlarda belin lastikli (%53.6) olmasını, kot (%50) ve model özelliği olarak bol olmasını (%60.7) tercih ettikleri görülmüştür. 12–16 yaş arası gençler ise pantolon belinin kemerli (%45.8), model özelliği olarak cepli (%50), kot (%60.7) ve bol olmasını (%41.7) tercih ettiklerini belirtmişlerdir.

Yaşa göre yapılan χ² analizi sonucunda ise, pantolonlarda tercih edilen özelliklerden belinin lastikli olması (P=0.003), kot olması (P=0.049) ve paçalarının bol olması (P=0.015) seçeneklerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür.

6–16 yaş arası obez çocukların cinsiyete göre gömleklerde tercih ettiği özelliklere ilişkin bulguları incelendiğinde, toplamda en fazla yığılmayla kızların gömleklerde kuplu (%42.3) ve büzgülü (%42.3) modelleri, modellerde bedenlerin bol olmasını (%53.8), kapanmaların ön ortasında (%61.5) ve düğmeli (%61.5) olmasını, kollarının kısa olmasını (%57.7) tercih ettikleri görülmüştür. Erkekler ise gömleklerde cepli modelleri (%69.2), modellerde bedenin bol olmasını (%61.5) kapanmaların ön ortasında (%84.6) ve düğmeli (%61.5) olmasını, gömlek kollarını kısa (%53.8) tercih ettiklerini belirtmişlerdir.

Yapılan χ² analizi sonucunda, 6–16 yaş arasında yer alan obez çocuk ve gençlerin cinsiyet değişkeni ile gömleklerde tercih ettikleri özellikler arasından, kuplu (P=0.027), büzgülü (P=0.000), cepli (P=0.000) modeller ve büzgülü kol olması (P=0.001) seçeneklerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.

6–16 yaş arası obez çocuklarda yaş gruplarının gömleklerde tercih ettiği özelliklere ilişkin bulgular incelendiğinde, toplamda en fazla yığılmayla 6–11 yaş arası obez çocuklar gömleklerde cepli (%53.6) modelleri, modellerde bedenlerin bol olmasını (%71.4), kapanmaların ön ortasında (%78.6) ve düğmeli (%60.7), kollarının ise kısa olmasını (%64.3) tercih ettikleri görülmüştür. 12–16 yaş arası obez gençler ise gömleklerde kuplu modelleri (%41.7), modellerde bedenin bol olmasını (%41.7) kapanmaların ön ortasında (%66.7) ve düğmeli (%62.5) olmasını, gömlek kollarının kısa (%45.8) tercih ettiklerini belirtmişlerdir.

Yaşa göre yapılan χ² analizi sonucunda ise, gömleklerde tercih edilen özelliklerden kuplu (P=0.033) ve bedeninin bol olması (P=0.030) seçeneklerinde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin olduğu görülmüştür.

Sonuçlar ve Tartışma

Bu çalışma, 6–16 yaş arası obez çocukların ve gençlerin giysileri için karar verme davranışlarına etki eden faktörleri belirlemek amacıyla yürütülmüştür.

Giysilerin neden olduğu duygular kişinin daha sonraki davranışları üzerinde de kapsamlı etkilere sahip olabilir. Örneğin rahatsızlık veren duygular gerginlik, sıkılganlık, endişe gibi fizyolojik değişikliklere yol açabilirken, giysiden dolayı hissedilen güven duygusu tam tersi etkiler de yaratabilir. Bundan dolayı giysi tasarımcılarına çok iş düşmekte, her yaşa ve bedene göre bilinçli bir şekilde tasarlanmış giysiler, psikolojik, fiziksel ve fizyolojik konforu bir arada sağlamalıdır.

Araştırma sonucunda 6–16 yaş arası obez çocuk ve gençlerin giysi alımlarındaki etkenler açısından bakıldığında, cinsiyet farkı olmaksızın giysinin hareketlerini engellememesinin ve beden ölçülerine uygun olmasının büyük önem taşıdığı ortaya çıkmıştır. Alışverişte kızlar, giysinin vücuda yakışmasını ve modelin kullanışlı olmasını, erkekler de modelin kullanışlı ve kaliteli olmasını önemli olarak ifade etmişlerdir. Buna göre özellikle giysinin hareketleri kısıtlamamasının ve beden ölçülerine uygun olmasının kilo nedeniyle çocuk ve ergenlere en fazla problem yaşatan etkenler olduğu düşünülebilir. Önemli görülen ölçütlerin özellikle giysinin işlevselliği ile yakından ilişkili olduğu belirlenmiştir. Kızların vücuda yakışması ölçütünü önemli görmesi, giysilerde erkeklerden daha fazla görselliğe önem verdiklerini gösterebilir. Çocuk ve ergen hazır giyiminde ürün ergonomisinin ana amacı estetikle birlikte giysi konforu ve fonksiyonelliğini arttırmaktır. Bir giysiden vücudun fiziksel özelliklerine uyum sağlaması beklenmektedir. Hazır giyim ürünlerinde dikkat edilen en önemli unsur, kalıpların çoğunluğun ölçülerini yansıtan ölçülerle hazırlanmasıdır. Giysinin fonksiyonel olması ve hareket olanağı sağlaması kalıpları antropometrik ölçülerden yararlanılarak hazırlanmasını gerektirir.

Yaş grubu olarak giysi alımlarındaki etkenler incelendiğinde 6–11 ve 12–16 yaş arasındaki çocuk ve gençlerin yaş farkı olmaksızın hareketlerini kısıtlamaması, beden ölçülerine uygun, modelin kullanışlı ve kaliteli olmasını önemli buldukları görülmüştür. 12–16 yaş arası gençlerde, vücuda yakışması ölçütü de önemli bulunmuştur.

Bunun nedeninin bu yaş grubunun ergenlik dönemi içinde olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Her iki yaş grubu için renk ve fiyat etkenleri kısmen önemli bulunmuştur. Giysinin giyim kalitesi düşünüldüğünde kullanılan hammadde türü, ipliklerin mukavemeti ve düzgünlüğü, konstrüksiyon, örgü, boya ve aprenin kalıcılığı gibi kumaş özelliklerinin yanı sıra giysinin modeli, dikiş kalitesi, görünüm düzgünlüğü, vücuda uyum gibi özelliklerin dikkate alınması gerekir.

Sonuçlara göre beden ölçülerine uygun olması, hareketleri kısıtlamaması ve modelin kullanışlı olması ölçütleri her iki cinsiyet ve yaş grubu açısından giysiden beklenen en önemli özelliklerdir. Obez çocuk ve ergenlerin özellikle giysinin fiziksel konforu ile ilgili özellikleri önemli buldukları belirlenmiştir. Konforun sözlük anlamı rahat olma durumudur. Giysi açısından konfor, giydiğimiz giysiden psikolojik ve fiziksel olarak etkilenmeme ve içinde kendimizi rahat hissetmektir. Kumaş yapısı ve giysi tasarımı fiziksel konfor için çok önemlidir.

Fiziksel boyut giysinin performansı ile ilişkilidir. Yani fiziksel özellikler tüketicinin giyside istediği performansa ilişkin ipuçları sağlar. Fiziksel özellikler tasarım, kullanılan lif gibi ürünün temel özellikleri ile renk doku, çizgi oran gibi şekilsel özellikleri ve giysiye özgü nitelikleri içerir. Giysilerin performans özellikleri işlevsel ve estetik performans özellikleri olarak ikiye ayrılmaktadır. İşlevsel performans özellikleri giysinin kullanımla ilgili olan özelliklerini içerir.

Giysilerin içerisinde rahat hissetmesi ve rahat hareket edebilmesi, vücuduna uyan, hareket serbestliği sağlayan, hava koşullarına uygun giysilerle mümkündür. Rahatlık ve emniyet için olduğu kadar sosyal tatmin için de giysi tasarımında ergonomik yaklaşım önemli etkendir.

Giysilerde tercih edilen özellikler cinsiyet açısından karşılaştırıldığında, giysi çeşidi olarak kızların erkeklerden daha fazla oranda pantolonu tercih ettiği görülmüştür. Renklerden ise kızlar mavi, pembe ve beyazı, erkekler ise maviyi tercih etmişlerdir. Mavi renk kız ve erkeklerde ilk sırada yer almaktadır. Renk tasarımın en önemli öğelerinden birisidir. Bir nesne görsel olarak daima renk ve biçim bütünlüğü ile tanımlanır. Biçim renkten daha etkin bir iletişim aracı olarak öne çıksa da renk bu biçimi tamamlayan, onun ifadesel niteliklerini içeren bir öğe olarak değerlendirilir. Mavi renk hoşnutluk, iyi niyet, merhamet, dürüstlük, esneklik, yumuşak başlılık, anlaşma ve huzuru çağrıştırır (Akgün ve Bulduk, 2006: 319, 320). Renk seçimleri üzerine yapılan araştırmalarda da mavi renk ilk sırayı almaktadır. Bunu genlikle kırmızı, yeşil, mor, sarı ve turuncu renk izlemektedir (Altıntaş ve Ağaç, 2009: 17). Araştırma bulgularına paralel olarak Sarıkaya ve Sütütemiz’in (2004) tüketicilerin satın alma davranışları ve yaşam tarzı üzerine renklerin etkisine yönelik yaptıkları araştırmalarında mavi renk cinsiyet farklılığı olmaksızın birinci sırada yer almıştır. Pantone (1992) tarafından yürütülen çalışmada ise giyimde en fazla sevilen renklerden ilk sırada yine mavi, kırmızı ve siyah olduğu belirlenmiştir.

Kumaş açısından cinsiyet farkı olmaksızın elastik kumaş türü ve düz kumaş yüzeyi tercih edilmiştir. Kumaşların en fazla hava geçirebilen nitelikte olmasına önem verildiği ortaya çıkmıştır.

6–16 yaş arası obez çocukların giysilerde tercih ettiği özelliklerde yaş grubu farkı olmaksızın en fazla tercih edilen giysi türü pantolon, renklerden mavi, elastik kumaş türü ve düz kumaş yüzeyinin tercih edildiği belirlenmiştir.

Araştırmanın diğer dikkat çekici sonuçlarından biri de katılımcıların büyük bir bölümünün kumaşların elastik ve hava geçirebilen özellikte olmasına önem vermeleridir. Kumaşların elastik özellikte olması pamuklu olmasından daha fazla tercih edilmiştir. Kumaşların elastikiyet özelliğinin kilolu insanlarda hareket serbestisi kazandırması pamuklu giysilerden daha fazla tercih nedeni olmaktadır.

Pantolonlarda tercih edilen özellikler cinsiyet açısından kıyaslandığında kızlar ve 6–11 yaş arası obez çocuklar, pantolonlarda belin lastikli ve yüksek olmasını, genellikle kot ve bol modelleri tercih ederken, erkekler pantolonları kemerli, cepli ve bol kesimli tercih etmişlerdir. 12–16 yaş arası obez çocuklar ise belin kemerli, modellerin cepli, kot ve bol olmasını istediklerini belirtmişlerdir. Küçük yaş grubu, pantolonlarda belin lastikli olmasını tercih ederken yaş aralığı büyüdükçe kemer tercihi öne çıkmıştır. Erkekler ve büyük yaş grubundaki gençler modellerde cep olmasını isterken, modellerin bol olması tüm gruplarda ve cinsiyetlerde tercih olarak belirtilen özellik olmuştur.

Gömleklerde tercih edilen özellikler değerlendirildiğinde kızların kuplu ve büzgülü modelleri, erkeklerin ise cepli modelleri tercih ettikleri belirlenmiştir. Cinsiyet ve yaş grubu farkı olmaksızın gömleklerde bedenlerin bol, kapanmaların ön ortasından düğmeli ve kolların kısa olmasını istedikleri ortaya çıkmıştır. 6–11 yaş arası çocuklar gömlek modellerinde cepli modelleri tercih ederken, 12–16 yaş arası gençlerin ise kuplu modelleri belirtmesi dikkat çekici bir sonuçtur.

Çocuk ve gençlerde görülen obezitenin tüm dünyada hızlı artış göstermesi ile büyük beden yapısına sahip çocuk ve gençlere yönelik giysi üretimi yetersiz kalmaktadır. Çocuk ve genç giysi üretimi yapan işletmeler, aşırı kilolu veya obez çocuk ve gençlere yönelik beden kalıpları oluşturmalı, kilolu çocukları tüketici olarak hedef kitlelerinin içine almalıdırlar.

Geleceğin yetişkinleri olan obez çocuk ve gençlere; tercihlerine yönelik kullanışlı, estetik, işlevsel, sosyal ve kültürel çevreden soyutlanmalarına engel olabilecek ve kendilerini rahat hissettirecek giysiler sunulmalıdır.

Bu çalışma, 6–16 yaş arası obez çocuk ve gençlerin giysi alışverişindeki tüketici davranışlarını ve tercihlerini incelemiştir. Sınırlı sayıda örneklem grubuna ulaşılabilen araştırmada, sonraki çalışmalar için örneklem sayısının arttırılarak farklı giysi türlerinin incelenmesi tavsiye edilmektedir.

–Metin Alıntı–   www.ejovoc.org/makaleler/may_2012   Şule ÇİVİTÇİ, Hatice HARMANKAYA

–Görsel Alıntı– http://i.dailymail.co.uk/i/pix/2015/11/12/16/2E619E1200000578-3314411-The_report_found_little_change_in_the_rates_of_obesity_among_Ame-a-7_1447344899061.jpg

 

 

Siz Ne Dersiniz?