Datça Tatili

Geçen sene, Nisan ayı idi. 230 kilonun üzerindeydim. Kol değneği ile 3-5 adım yürüyebiliyor ve sonrasında tık nefes kalıyordum. Evim, merdivenle çıkılan bir çatı katı. Merdivenlerden çıkmak diyemeyeceğim, trabzanlara tutunup kendimi yukarı çekiyordum. Ve tabii çok çok önemli bir şey olmadıkça, sabah evden çıkıp ancak yatmak için dönüyordum. Yatakta dönmek ayrı zor, tuvalet ve temizlik ayrı zor, hele yazın sıcakta yaşamak bile ayrı zor.

Benim için en ağır olan bu koşullarda bile, her ne kadar yaşamak bir savaşa dönüşmüş olsa da, pes etmedim. Zayıflayabileceğimi hayal bile edemiyordum, ama hiçbir zaman da hayattan kopmadım. O haldeyken de işime gittim, arkadaşlarımla oldum ve hatta tatile gittim.

Kuzenim Esra ve arkadaşı Betül ile Datçaya gittik.

Havaalanına, zor bela girip çıktığım taksi ile gittik. Meydanda mesafeler uzun malum. Kol değneği ile dura dinlene, check inimizi yaptık, tabii çift koltuk uçakta. Çift koltuğa rağmen, koltuk araları o kadar dar ki, ancak yan oturarak sığışabildim.

Dalaman havaalanından Datça’ ya minibüs ve servisler varmış, ancak sağolsunlar rahat inip bineyim diye bir araç kiralamış kızlar, otele öyle gittik.

Otelde ilk günümüzde, ilk denememde gordüm ki, duşakabine girmeme imkan yok.. Arası daracık. Ne yapılır? Denizden sonra sahilde duş alınır, sonuçta 4 gün…

Denize girmeye gittiğimiz kumsalda, tesis sahipleri çok güzel bir dusunce ile, engelliler de rahat denize girsin diye, sahilden denize iki yanlı trabzan yapmışlar. Kol değneği ile tırabzana kadar gidip, sonra koldeğneğini sahile atıp ya da Esraya verip denize girip, aynı şekilde de çıkıyordum. Tabii yine de kolay değil, kuma çok batıyorsun çünkü.

Hele bir aksam, çok güzel bir balıkçıya gittik hep beraber. Masalar kumsalda, ortam çok güzel ve ben sandalye ile git gide kuma gömülüyorum… Allahım, o yaşadığım utancı ve sıkıntıyı bir ben bilirim.

Sonrasında, Eylul sonunda çok büyük bir şans oldu,

Duodenal Switch ameliyatı oldum. Ameliyatımı olalı 8 ay 24 gün oldu. Bu süreçte 100 kilo verdim. Hala yolum var ancak, artık çok kısaldı. Yeni bir hayat, yeni bir sayfa açıldı önümde. Artık işime daha rahat konsantre olabiliyor, işimin gerektirdiği toplantıları ziyaret ve sunumları yapabiliyorum hareketim rahatladığı için.

Şu anda, hem kendi tecrübelerim, hem etrafımda benimle aynı durumda olan arkadaşlarımın, çevredeki https://www.facebook.com/tontonuzbiz2 diğer tontonların ve bana ulaşan bütün tontonların istek, arzu ve ihtiyaçları ile ortaya çıkıp harmanlanmış bir şekilde, gerçekten http://pinarakgun.com/wp-content/uploads/2016/06/ekibimiz.jpg konusunun önde gelenlerinden oluşan bir ekiple, bütün Tontonların hayatına değer katmak, güzelleştirmek ve kolaylaştırmak için var gücümle çalışıyorum.

http://www.tontonuz.biz Tontonuz.biz olacak ki, 200 kilo da olsanız, ağız tadı ile bir tatil yapabilin, bir vasıta bulabilin, bir mayo alabilin…. (bu arada ben mayomu terziye diktirmiştim o zaman)

Kısa bir süre önce, Tontonuz.biz olarak https://www.facebook.com/AryaWomen

Arya Kadın Girişimci Platformunun düzenlediği, kadın girişimci ve yatırımcıları bir araya getirdikleri Arya Retreat 2016 organizasyonuna http://pinarakgun.com/wp-content/uploads/2016/06/arya.jpg

http://pinarakgun.com/wp-content/uploads/2016/06/arya-300×259.jpg  çağırıldım; yatırımcılara sunum yapmak için; ve Atabay ilaç firmasının sponsorluğu ile gittim. Çok başarılı ve güzel bir organizasyon ile, neredeyse 80 yatırımcı ve girişimci kadın, 3 gün süren bir etkinlik yaşadık, işlerimizi yatırımcılara sunduk ve sosyalleştik, birbirimizi tanıdık.

 

Bu, benim demin anlattığım Datça tatilimden sonra ilk seyahatimdi. Arada 100 kiloluk bir fark ile. Bu fark ne demek kısaca şöyle anlatayım.

Havaalanında rahat yürümek,

Uçakta tek koltuk ve tek kemer ile uçmak (Kilodan bağımsız olarak; hala daha koltuk araları çok dar olduğu için boydan zor sığıyorsunuz. Konserve gibi sıkıştırıyorlar insanları.

http://pinarakgun.com/wp-content/uploads/2016/06/20160604_060055-e1466766700723.jpg

http://pinarakgun.com/wp-content/uploads/2016/06/20160604_060055-e1466767208196-300×110.jpg

Otelde rahatça merdiven inip çıkabilmek

Havlu ve bornozlara sığabilmek

http://pinarakgun.com/wp-content/uploads/2016/06/20160610_183014-e1466766820587.jpg

http://pinarakgun.com/wp-content/uploads/2016/06/20160610_183014-e1466766820587-169×300.jpg

Kollu – kolsuz bütün koltuklara sığabilmek, rahat oturmak

Kendine daha da bir güvenebilmek demek bu fark sevgili tontonlar.

Biliyorum, uzattım. Ama hepsinden önemlisi, bütün bunlar neye bağlı biliyor musunuz? Öyle ya da böyle; kilonuz kaç olursa olsun, hayata küsmemeye, kabuğunuza çekilmemeye, kendinizle barışmak kolay olmasa da o vaziyette bile kendinizle iyi geçinmeye bağlı. Ben bu sayede hayatta kaldım, ve bu sayede ilerliyorum.

Bundan sonra da, tontonuz biz ailesi olarak, bütün tontonlar el ele, yan yana, hep beraber sorunlarımızın üstesinden gelip, sosyalleşip,  çok güzel başarılara imzamızı atıp, çok güzel mutlulukları paylaşacağız.

Siz Ne Dersiniz?