Hayatın Farkında Olmak, Yaşadığını Bilmek

Hayatın farkında olmak, yaşadığını bilmek.

Yaşıyoruz… Yaşadığımızın farkına varmalıyız arkadaşlar.Kilo problemimiz olabilir, maddi sorunlar olabilir, sağlık sorunları olabilir, iş sorunları olabilir.

Ama yaşıyoruz.

Her yeni gün yeni bir başlangıç imkanı demek.Her yeni gün, hayatımızda yeni bir sayfa demek..

Bunları gerçekten değerlendirmek lazım.

Sabah işe gidiyor olsanız da bir saat erken kalkın ve önce bir temiz hava alın… Bir parka gidin, deniz kenarına inin, yürüyüş yapın, motora binip karşıya geçin, hiç farketmez… Bir deriiiin nefes alın, bir ohh deyin… Yaşadığınızın farkına varın. Sevdiğiniz tür müzik dinleyin.. İş yaparken, otururken, hafif bir müzik ruhunuzu beslesin.. Zaten yeterince stres var hayatımızda, küçük güzelliklerden keyif almayı bilmek lazım arkadaşlar…

Kendimi bildim bileli hep uğraştım. Rahatlıkla olmadı hayatta hiçbirşey. Çocukluğumdan itibaren kilolarımla savaştım. Bu öyle bir savaş ki, maalesef bu savaşta sadece kilolarla değil, bir de insanların en acımasız, en gaddar yüzleriyle de savaşıyorsun. Kolay değil… İnsanların acımasız yorumlarını, ruhundan akan pisliği, kendi komplekslerinin dışa vurumu bile olsa yutmak, hazmetmek ve bunlara susmak gerçekten kolay değil.

Hadi zaman içinde sen yutmayı ve susmayı öğreniyorsun ama ailen ve yakın çevren için de kolay değil. Onlar senin kadar kolay susamıyor ve yutamıyor gördükleri zaman senin maruz kaldığın muameleyi. Okulda arkadaşların garipser, parmakla gösterir, dalga geçer… İş hayatında istersen ağzınla kuş tut, “Müdür” sıfatına erişmiş ama insan sıfatına erişememiş adamın biri gelir “Şirket imajımıza yakışmıyorsunuz” der işten çıkarır… Zayıflama kampına gidersin, yürüyüş yaparken arkanızdan “domuz sürüsü geliyor kaçın” diye alay ederler… Yada bir dükkana girersin, bizde size uygun bir şey yok diye aşağılayarak bakarlar…. Bu listeyi daha çooooook uzatabilirim. Çoğu zaman yüzünüz güler ama içiniz….. Oyle bir hal alır ki durum sonunda, bütüüün bunları içinize ata ata ataa…. Yemekten çok daha vahim bir şekilde kilo alırsınız, ya da kalp hastası olursunuz, veya sinir hastası olursunuz… Bir yerden mutlaka patlak verir…

Sonra da gelsin kısır döngü… Diyet yapar – kilo alırsınız, diyet yapar – kilo alırsınız ve bu zincir devam eder…. Dışardan ahkam kesmek herkes için çok kolay… “Çeneni tutamıyorsun ki”, “Biz bir yiyorsak sen çeyrek yemelisin”, “Hareket etmeyip oturursan fil gibi olursun”, “ABCD ilacı süper, kullan bak” daha bin çeşit laf işitirsin insanlardan… Dipsiz çukur gibi, üstüne çöker insanlar ve laflar…

Kolay değil…. Bu gün 43 yaşımdayım. Aldığım bütün eğitimlere, desteklere, aileme rağmen hayatımda İLK DEFA bu karanlık tünelin ucunda ışık gördüm…. Geçirdiğim ameliyat bana ikinci bir hayat imkanı sundu… Doktorlarımın, ekibin ve bana destek olanların hakkını ödeyemem… İlk defa “mış gibi yaparak” değil de, gerçekten, kalpten umutluyum… Gelecekten umutluyum… Benim yaşadıklarımı yaşayan bütün TONTONLARA destek olabilme umudunu ve inancını taşıyorum. Ben 2 yıldır uğraştığım, gerçekleşmesi için her kapıyı çaldığım, ve artık yüze yüze kuyruğuna geldiğim TONTONUZ.BİZ işini sadece para için yapmaya çalışmıyorum. Benim yaşadıklarımı diğer kilolu insanlar yaşamasın, insan gibi yaşayabilsinler, diye yapmaya çalışıyorum.

Siz Ne Dersiniz?