KALİTE=SİZ

Bugün çok sevdiğim ve çok değer verdiğim bir büyüğüm bu cümleyi paylaşmış.


“Kaliteli insan işiyle, boş insan kişiyle uğraşır”

Beni çok etkiledi bu söz. Üzerine sayfalar dolusu yazabilirim.

O KADAR DOĞRU, O KADAR GERÇEK bir cümle ki… Bu kadar olur.

Bir durup düşünün lütfen… Etrafımızda bir güruh insanla yaşıyoruz.

Kimisi gerçek hayattan; ailemiz, akraba ve arkadaşlarımız.

Kimisi iş hayatından patronumuz, ortaklarımız, çalışanlarımız, mentorlerimiz, tedarikçilerimiz…

Kimisi de malum sanal çağda yaşıyoruz; sanal ortamda arkadaş diye eklediğimiz ama gerçekte hiç tanımadığımız insanlar.

Uzun zamandır aynı şeyi savunuyorum. Adına ister meditasyon deyin ister kendine zaman ayırmak veya ister kendini dinlemek… İç huzurumuz ve dengemizin yerinde olması, hayatımızın düzende olması ya da düzen demeyeyim de dengeli  -kafamıza uygun olması için gerçekten çok önemli. Olduğumuz anda, bulunduğumuz koşulda sağlıklı – daha doğrusu dengede kalabilmek – çok önemli.

Yazımı okuyan gerçekten morbid obez – yani çok ciddi fazla kilosu olan tontonlar – bilir ne demek istediğimi. O kilolardayken gerçekten insanların en hain, sert, kompleksli yüzlerini görüyorsunuz hayatta.

Hem de öyle böyle değil…

Birisi; sizi eğitiminiz, tecrübeniz ve referanslarınız için işe alır normalde. Sonuçta 100 kilo 200 kilo ya da 50 kilo fark etmez, mankenlik yapacak değilseniz.

Öte yanda, kendisi komplekslerle kıvranan, iyi niyet, vicdan, etik, empati gibi kavramları unutmuş olan ya da iş için değil de başka niyetlerle eleman almak isteyen bir kişi sizi görmez bile; isterseniz başvuran en kalifiye kişi olun.

Bugün 43 yaşındayım. Neredeyse 3 yaşından beri kilo problemim oldu ve 15 yaşımdan beri de morbid obez olarak yaşadım. Rahatlıkla, hayatım boyunca morbid obezdim diyebilirim.

Bir topluluğa girdiğiniz zaman dikkati ilk çeken kişisiniz.

Bir mekâna gittiğinizde ilk göze batansınız.

Bir iş görüşmesinde, bir arkadaş ortamında, toplu taşımada, sinemada, sokakta… hep en göz önünde olanlardan ve hatta “an”da ekside başlayanlardansınız!

Neden, siz değilsiniz. Bunu bilmeniz lazım sevgili Tontonlar

Neden, karşınızdaki insan.

Eğer bir kişi karşısındakiyle alay ediyor, dalga geçiyor ya da küçümsüyorsa, bilin ki kendi yetersizliklerini ve komplekslerini sizin üzerinizden çıkarıyordur.

Kolay mı? Değil… Ama bunları duymamayı, aldırmamayı kendinizi negatife kapatmayı öğreniyorsunuz bir süre sonra.

Size siz olduğunuz için…

Aklınız için,

Kalbiniz için,

Becerileriniz için,

Eğitiminiz ve kültürünüz için…

Kısacası sizi siz yapan değerler için değer veren kişiler önemli.

Gerisini atın gitsin. Kimseye mecbur değilsiniz. Hayatınızda olsunlar diye alttan almak, taviz vermek, kendinizi kötü hissetmek zorunda da değilsiniz.

246 kilodan 140 kilo verip bugüne geldiysem bu sayededir.

Çöpleri ayıklayın hayatınızdan.

 

Bakın nasıl rahatlayacaksınız…. İnanın hayatınız değişecek.

 

Evet, benimki değişti!